Perşembe, Mayıs 11, 2006

Godot’yu beklerken doğdu güneş
aklımdaki tek cümle buydu işte
ve giderken yolda sarı yeşil
biraz daha uzaktı her şey
öteye, diyorum yani
anlayacağın sesim çıkmıyor hala
uzun saçlı bir oğlan vardı aynada
gözümün içinden geçti tren
göz göze gelirken aynadaki suretimle
turuncu bir ölümlü sürüyordu arabayı
ben hiç acıdım mı sokak kadınlarına
ben hiç acı duydum mu kendi hayatıma
hep hayaller vardı, evet, biliyorum
bir gün olsun, bir gün, bir…
iki artı ikinin beş olmasını arzulayan
insanların diyarına dönmeliyim
ve birazdan başlamalı müzik
sol ve si ve biraz re
topunuzu ölüme mahkum ediyorum
sonu gelmeyecek yıllanmaların eşiğinde
toplu seks alemlerinde bir yalnız adamım artık ben
kenarda unutulan pis bir eşya gibi
ve nasıl kanı çekilirse ölümden önce bir köpeğin
o kadar sakin ve ilgisiz
döne duruyor yuvarlak yaşam alanı
döne duruyor iki ayaklı canlılık adayları
şekilsiz bir kabuk misali sonu gelmeye çalışan ömrüm
biraz daha ileri ve sonra her şey patlar
döne durur başım, ve içkiliyken ben sarhoş dünya
bir adım ve ötesi ve sonrası
marche marche!!!
sıkıntı ve bulantı duyuyorum
bir kere ulaşıldık mı ki başkalarına
ve daha beter artık her şey

biraz su… biraz su…. biraz su….

hadi, dedi, çocuk
bu kadarı da yetti belki de
bir ve iki ve üç
artık çözülemez denklemlerin doğrultusundayız
ve biraz su
ve biraz su
ve biraz……


29.04.05

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home