bu saltanat, bu haller geçici...
gece...
ne kadar geç, ne kadar uzak, ne kadar sonra... uykuda yakalaniyorum bazen, en güzel hikayelerime; uyku uyumaktan bunun için vazgeçtim, vazgeçiyorum.. bir zar attım, ne kadar şansım var ki? yıllarca, bunu öğretmeye çalışmadılar mı bana? öğrenmedim ama, mutluyum ve gururluyum.. öğrenmemeyi seçtim.. neyi seçebilirdim ki başka? en kolay yol buydu..
en kolay yollardan gitmeyi daha küçük yaşta öğrendim, hayatın kıyısında durmak böyle bir şey.. yan olmak yani; yan bakmak her şeye, olağan karşılamak her şeyi..
en hakiki repliğim bu, o yüzden, "normal"... çünkü öyle, çünkü hiç bir şey yeni değil, çünkü hiç bir şey heyecan vermiyor ki...
yine de, işte, alışkanlıklarına bağlı bir adam oluverdim halihazırda, her boğuşmanın eşiğinde, ortaya sunulmuş bir artık misali.. huzurluyum... sorunsuzum.. hatta, kafamda yarattığım çözümsüzlükler bile yok...
hayat eskisinden daha rahat... bunu kabul ediyorum zaten, peki nedir işte gecenin bu vaktinde beni uyumamaya iten, ekranın karşısında tutan?
sanırım, gecenin taa kendisi esas sebep..
gece, artık dostum değil, gece artık sıradan, gece artık biteyazsa, gece daha yeni başladı, gece artık git hayatımdan...
renkleniyorum... işte, asıl gerçek bu!!!!!!!

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home